
O kadar acıyor ki, o kadar sızlıyor, parçalanıyor, tünekiyor ve o kadar eskiyor. Tıpkı toprak gibi.. Toprak olamamıştır belki ama sînesine işlemiş aynı acı. Yılgınlık nedir bilmeden, bir çocuğun annesini arayışı gibi, o eli ariyor, soruyor ve bekliyor.. Vuslatı olmayan bir bekleyişle bekliyor.